Yükleniyor...

Gitmek Gerek Bazen..

Şubat 03, 2018 Yorum Yap
Bırakmak gerek bugünlerde, işi, gücü, sevgileri aşkları, parayı pulu, insanı, insancıkları.. 

Gözün görmeden, kulağın duymadan ve arkana bakmadan gitmek gerek buralardan. Nereye olduğunu bilemediğin yollara, gitmene neden olan sebepleri sahibine bırakarak çıkmak gerek yola. Kimseyi yanına katmadan kendini bile olduğun yerde bırakarak gitmek.

"Gitmek gerek bazen.
Bazen buralardan
Bazen bu zamandan
Bazen bu yerlerden
Bazen herkesten her şeyden..."

Tanıdık tanımadık her yerden her şeyden gitmek gerek.
Neresi olduğunu bilmediğin yerlere nereye çıkacağını bilmediğin yollara sapmak gerek. Kaybolunca sormamak gerek kimseye neresi diye. Durunca kalmak gerek oralarda. Ayakların seni götürene kadar kalmak. İçinden yeniden gitmek gelen kadar durmak gerek orada. Kim ne derse desin umursamadan hatta herkese bir şey söyleyerek gitmek gerek "ben gidiyorum" diyerek. Kiminin gözünün yaşına bakmadan kiminin gözünün içine baka baka gitmek gerek.

Ne kimseden kaçarak ne yaşama koşarak sadece yola çıkmak gerek adı gitmek olsun diye.
Zaman mekan aramadan yer iz yol sormadan canını savurmak her istediğin yere.

Gidiş o gidiş olmalı..
Ağlamaktan üzülmekten çare olmadığını görüp gitmeli neresi olduğunu bilmeden... Hayalini kurduğum sevgilerin yaşandığı, aradığım insanları bulduğum, kaybettiklerimi gördüğüm yerlere gitmeli. Benim olsun olmasın fark etmeyen ama beni koşulsuz sevebileceklerin yanında almalı soluğu...

Saçımın şekline, gözümün rengine aldırmayanların, görünüşüme değil benim derdime bakanların olduğu diyarlara gitmeli. Para pulun hüküm sürmediği ahbabın eşin dostun önemli olmadığı sadece sen olmanın kıymetli olduğu yerlere gitmeli. "o bu şu ne der" diye düşünmeden "onun bunun şunun derdini tasasını çekmeden" mutluluğun kral olduğu, huzurun hüküm sürdüğü yerlere gitmeli...

Aslında insandan gitmek gerek.
En önemlisi insanı bırakıp gitmek.
İnsanı insandan çok yoran bitiren sindiren başkası var mı?
Durduk yere sebep aramadan insanı insanlığından eden var mı?

Ben gitmeliyim!
İnsanı bırakıp gitmeliyim
En azından gitmeye çalışmalıyım
Sadece kendimi almalıyım yanıma
Bazen onu da bırakırım gittiğim yollarda
Baktım olmuyor bensiz olmak, geri dönüp alırım bıraktığım yollarda
Benin dışındaki her şeyi herkesi boş verdim...
Yoruldum taşıdığım insan yüklerinden
Yoruldum bana yük olan insan siluetindekilerden.
Nereye gitsem peşimi bırakmayanlardan
Peşimde olmasa da izimi sürenlerden.
Hayatımda olup ta, hayatımı anlamayanlardan
Gitmeliyim...

Aslında gitmek hep gerekli, bazen değil. Her yere ait olmak gerek bir yere değil.
Kendine hesap vermek gerek etrafa değil. Kendinden sorumlu olmak gerek herkesten değil.
Yaşamak için gitmek gerek.
Yaşamı anlamak için gitmek gerek.
Anlaşılmak için gitmek gerek.
İnsan olmak için gitmek gerek.
Sormayın işte nedenini
En çok
Gitmek gerektiğinde gitmek gerek..


Derleyen ve yazan; Afet Ergü


Youtube'a Video Yükleyerek Nasıl ve Ne Kadar Para Kazanılır ?

Şubat 02, 2018 Yorum Yap
Hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen youtube  platformu şuan Türkiye'de facebook'dan sonra en çok tıklanan 2. sosyal mecra olmuş durumda..


İnsanlar birşeyin nasıl yapıldığını merak ettiklerinde, bir yemek tarifi aradıklarında, eğlenmek istediklerinde yada müzik dinlemek istediklerinde youtube'a tıklıyorlar ve youtube'a girişlerin %65'den fazlası mobil cihazlardan oluyor.


Youtube bu kadar fazla ilgi görmesi ve çok insan tarafından tıklanıyor olması sebebiyle de büyük bir pazar haline gelmiş durumda. Zira youtube videolarının başında, ortasında veya sonunda gördüğünüz o kısacık ve kimi epey uzun süreli olan reklamlar da videoyu yükleyen kişiye para kazandırıyor.
Aslında pastanın en büyük payını youtube kendisi alıyor fakat şuan halihazırda İŞKUR'un da resmi olarak onayladığı bir iş modeli olan youtuber'lık yapanlar da hatırı sayılır paralar kazanıyorlar. Bu konuda geçtiğimiz günlerde açıklama yapan fenomen youtuber Ruhi Çenet; aylık ortalama 4000 TL kazanç sağlıyor olması sebebiyle asıl mesleği olan bilgisayar yazılımcılığını bırakıp tüm zamanını sadece youtube'a harcadığını söyledi.

Bakıldığında youtube'da video yükleyerek hatırı sayılır derecede para kazanan insanlar olduğunu görünce bende dahil hemen herkesin iştahı kabarıyor. Fakat göründüğü gibi kolay değil, aslında hiç kolay değil..

Youtube'da video yükleyerek para kazanabilmek için elbette bazı olmazsa olmazlar var. Mesela; yüklediğiniz video özgün olmalı yani başkasının videosu olmamalı ve içerisinde herhangi bir sesli yada görüntülü telif içeren hiçbirşey bulunmamalı. Kısacası video tümüyle sizin tarafınızdan hazırlanmış olmalı. Sadece bu kadar değil, ayrıca youtube düzenli olarak video yüklemeye dikkat ediyor ve bunu çok önemsiyor. Yani bazen haftada bir, bazen ayda bir gibi ne zaman yükleme yapacağı belli olmayan hesaplar aynı ölçüde belirsiz bir grafik çiziyor. Fakat düzeli olarak hergün veya haftada bir aynı zaman aralığında video yüklendiğinde sizi hem youtube ödüllendiriyor hemde takipçileriniz açısından oldukça faydalı oluyor.

Youtube'da video yükleyerek para kazanmanın mantığı ise şöyle; öncelikle ilgili ayarlardan youtube kanalınızı para kazanmaya açıyorsunuz ve yüklediğiniz videolara istediğiniz ölçülerde reklamlar yerleştiriyorsunuz. İnsanlar videonuz içerisindeki reklamları izledikçe ve reklamlara tıkladıkça sağlanan reklam gelirinin belli bir payını hak ediyorsunuz. Örnek olarak bu oran sizin için %65 ise;  100 TL gelire ulaştığınızda youtube banka hesabınıza size 65 TL yatırıyor ve kesinlikle gerçekten yatırıyor.

En çok merak edilen soru ise; örnek olarak 1000 izlenme için kaç TL kazanılıyor gibi sorular oldukça fazla bu konu ise şöyle; youtube'da sabit bir gelir yok yani 100 defa izlenince şu kadar veya 1000 defa izlenince bu kadar para kazanırsınız demek mümkün değil. Youtube videonun türüne ve popülerliğine göre farklı oranlarda gelir veriyor. Örnek olarak; bir eğitim videosu 1000 izlenmeye 5 TL alıyorken, bir nasıl yapılır videosu 500 izlenmeye 5 TL kazanabilir. Bu oranlar hiçbir zaman sabit değildir fakat en çok kazandıran video türlerinin nasıl yapılır ve eğlence - komik videolar olduğu da biliniyor..

Youtube'a video yükleyerek kısaca youtuber'lık yaparak para kazanma ya karar verdiyseniz öncelikle bir plan yapmalı ve hedefler belirlemelisiniz. En başta youtube kanalınızın ne ile alakalı olacağına ve hangi tür videolar paylaşacağınıza karar vermelisiniz. Bu çok önemlidir çünkü belli bir kitleye hitap ederseniz belli oranda ve kanalınızın kalitesine göre takipçi sayınız artacaktır. İkinci husus özgün videolar hazırlayıp düzenli zaman aralıklarında youtube'a yükleme yapmalısınız. Diğer bir önemli nokta ise; kanalda bir video paylaşıp hemen reklama açmayınız bu hatayı çok kişi yapıyor ve gerçekten de büyük bir hatadır. Öncelikle bir süre kanalınızda videolar paylaşıp bir miktar izlenme sayısı ve takipçi elde edene dek sabrekmek yararınıza olacaktır.

Bu işe gönül veren ve youtuber olmak isteyen herkese şimdiden başarılar dilerim. Sorularınız olursa alt kısımdan yorum yazınız.

Cebinize Kampanya ve Tanıtım Mesajları Gönderenler Numaranızı Nereden Buluyor ?

Ocak 28, 2018 Yorum Yap
Tüketicinin korunması çerçevesinde 1 mayıs 2015 yılında yeni kanun düzenlemeleri yürürlüğe girdi ve bu düzenlemeler neticesinde tüketicinin onayı olmaksızın tanıtım amaçlı çağrılar, sms ve eposta gönderimleri yasaklandı. 





Yani kanunlara göre artık "ben firmanızdan tanıtım ve reklam içerikli bilgilendirmeler almak istiyorum" dememiş ve bu konuda yazılı izin vermemiş hiç kimseye firmalar reklam gönderimi yapamazlar. Bu konuda tüketici 6 ay içerisinde şikayette bulunabilecek ve bu yasaları ihlal eden firmalar 1.000 TL ile 15.000 TL arasında cezalara çarptırılacak, ihlalin devam etmesi halinde ise ceza üst limiti 50.000 TL'ye kadar çıkabilecektir.

Yasalarda açıkça belirtilmesine rağmen bu firmalar neye güvenerek bizlere bu mesajları göndermeye devam edebiliyorlar ?


Herşeye bir çare bulabilen üretken yurdumuz insanı bu konuda da kendilerine özgü çözümler üretmişler. Keşke beyinlerini para odaklı değil de fayda odaklı kullanabilseler. Çözümü şöyle bulmuşlar; ilgili kanunlarda firmalar ibaresi geçiyor olması sebebiyle kişisel numaralardan çağrı ve sms gönderimi yapıp yasalardaki boşlukları maalesef değerlendiriyorlar.

Kendilerine özgü bir diğer çözüm ise; önce A firması adına bir tanıtım mesajı gönderiliyor, daha sonraki ikinci tanıtım mesajı içerisinde başlıkta B firması yer alıyor. Sonraki her gönderimleri için de farklı firma isimleri kullanarak bizleri rahatsız ediyorlar.

Numaramızı Nereden Buluyorlar ?


Bu soru aslında çok basit örnek olarak; bir bahis sitesine üye oldunuz ve numaranızı da kişisel bilgileriniz arasına eklediniz. Eklemek zorundasınız çünkü üyelik onayını mecbur kılıyorlar ve bunu telefon ile yapıyorlar bu sayede numaranız  havuzlarına düşmüş oluyor. Artık geçmiş olsun bundan sonra pek yapabileceğiniz birşey yok bu tanıtım mesajları ile yaşamaya alışmak zorundasınız..

Aynı şekilde bilindik kurumsal firmalar dışındaki neredeyse her merdiven altı firma maalesef bunu yapıyor ve yapmakta zorunda çünkü; "ürün hiç bişeydir reklam herşeydir.."

Bu ve buna benzer şekilde elde edilerek oluşturulan telefon numarası havuzunun firmalar arasında birbirlerine satıldığını da biliyoruz. Ayrıca bazı kötü niyetli firma çalışanları kurumlarından habersiz olarak edindikleri bu kişisel bilgileri internette gayet iyi paralara firmalara satıyorlar ve ne yazık ki bu kötü niyetli kişiler çoğunlukla hastane çalışanları oluyor. Çünkü hastanelere sürekli yeni kişiler gelip tüm kişisel bilgilerini de sorgusuz veriyorlar. "Sonuçta hastane telefon numaramı vermemde ne sorun olacak ki"  demeyin..

İsmini hatırlamadığım eski bir arkadaşım evine internet bağlatmıştı ve üzerinden sadece 1 hafta geçtikten sonra diğer internet hizmet sağlayıcıları tarafından birer birer aranarak "bizim firmamıza geçiş yaparsanız size şu kadar avantaj sunuyoruz" gibi söylemlere maruz kalmıştı.

Çağrı merkezlerinde uzun süre çalıştığım için iyi biliyorum ki; o diğer firma adına arayanlar firmaların kendi personelleri kesinlikle değil ve o firmaların da bu yasalsızlıkla aslında hiç alakası yok. Nitekim proje satın alan çağrı merkezleri bu işlerin içerisindeler ve o bilindik kurumsal firmalar adına insanları rahatsız ediyor, 2018 yılında hala daha buna devam ediyorlar.

Bu yapılan kanunsuzluklarda sinirlenip suçu devlette arayanların da sayısının çok olduğunu biliyorum ve onlara şunu soruyorum "gidip şikayette bulundunuz mu.?"

Elbette üşenmeden gidip şikayet bildirimi yapanlar da var fakat ilgili kurumlara gidip şikayette bulunmak yerine hakkını sosyal medyada arayanların da sayısı ne yazık ki bir hayli fazla fakat iyi haber; şikayet için sadece kurumlara gitmeye gerek yok. İzniniz dışında sizi sms, eposta ve telefon aramaları ile rahatsız edenleri şu linke tıklayıp hemen şikayet edebilirsiniz. tiss.gtb.gov.tr

Türk Askerinin Son Teknoloji Gizli Silahı

Ocak 28, 2018 Yorum Yap
Bugün bir haber sitesinde görünce bu gülümseten haberi paylaşmak istedim. Öncesinde biraz araştırdım fakat kaynağını bulamadım ilgili sitelerde sosyal medyada çalkalanan bir iddaa olarak kaynak gösterilmiş.

Söylenene göre; bazı amerikan haber sitelerinde Türk askerinin gizli silahı diye paylaşılmış ve savunma mı yoksa saldırı amaçlı mı olduğu araştırılıyormuş..

Askerimizin parmağındaki zikir matiği son teknoloji bir silah zanneden batılılar konuya haber sitelerinde yer vermişler. Haber doğru mudur bilinmez fakat ülkemizin son günlerde hem teknoloji hemde askeri anlamda sergilediği üstün başarılarının sonucu olarak batının alması gereken mesajı fazlasıyla anladığını düşünebiliriz.

Öte yandan islamın son kalesi ülkemiz ve kahraman mehmetçiklerimiz için zikir gerçekten de gizli bir silahtır. Zira en bariz örneğini çanakkale savaşındaki zaferimizde iman gücünün ne derece katkısı olduğunu ve peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)'in hadislerinde müjdelediği ümmetin başta fetih ve diğer tüm zaferleri göz önüne alındığında bütün başarılarımızın Allah'ın yardımı ve takdiri ile olduğunu açıkça görebiliyoruz.

Aslında çok geçmişe gitmeye de gerek yok, içerisinde bulunduğumuz şu günlerde en başta Reis-i Cumhur Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere gerek şanlı ordumuz, gerekse yüreği iman dolu milletimizin 15 Temmuz'da gösterdiği ve dünyanın hiçbir ülkesinde örneği olmayan şanlı destana bakabiliriz. Ayrıca suriye'deki terör örgütlerinin kökünü kazımak için ülkemizce gösterilen üstün başarının tüm dünyada hayretle izlendiğini biliyoruz.

Allah, inkar edenleri kin ve öfkeleriyle geri çevirdi, onlar hiçbir hayra varamadılar. Savaşta Allah (yardımcı ve zafer nasib edici olarak) mü'minlere yetti. Allah çok güçlüdür, üstün ve galib olandır. (Ahzab, 25)

Gereksiz Şeylere Kafayı Takmak - Obsesif Kompulsif Bozukluk

Ocak 25, 2018 Yorum Yap

Obsesif Kompulsif Bozukluk Nedir ?

obsesif-kompulsif-bozukluk

Takıntılı olma durumu, Obsesif olmak. Takıntı insanın aklına istenmeden, elinde olmadan gelen rahatsız edici düşüncelerdir. Bu düşünceler geldiği zaman kişide büyük bir sıkıntı oluşur ve kişi bu sıkıntıları ortadan kaldırmak için kendini yapmaktan alıkoyamadığı ve saçma bulduğu yineleyici hareketler yapmaya başlar.




Takıntılı düşüncelerin günlük yaşamımızı etkileyecek, günlük aktivitelerimizi kısıtlayacak düzeye gelmesi durumunda Obsesif  Kompulsif Bozukluk (OKB) adı verilen ruhsal hastalık akla gelmelidir.

Kişiden kişiye göre ve hastalığın seyrine göre farklılıklar göstermekle beraber; acaba ocağın altını kapatmış mıydım ? acaba kapıyı kilitlemiş miydim ? vb. takıntılar sürekli olarak yaşanıyorsa hastalığın belirtilerinden sayılabilir.

OKB benimde yaşamakta olduğum bir rahatsızlık ama bendeki belirtileri çok fazla değil fakat yineleyici ve bir türlü kurtulamadığım birkaç takıntım var. Mesela; sabah uyandığımda yatağın sol tarafından kalkarsam kötü şeyler olacak veya gardrobun kapağını açık bırakırsam başıma olumsuz şeyler gelir mutlaka kapatmalıyım gibi bakıldığında oldukça saçma olan fakat beynime yer etmiş ve o anı her yaşadığımda eğer her zaman yaptığım gibi yapmazsam saatlerce beynimde takıntılara sıkıntılara ve baş ağrısına sebep olan gerçekten hayatı etkileyen kötü bir rahatsızlık..

Birde mükemmelliyetçilik boyutu var, aslında bunun bazı faydaları olsa da yine de hayatı zehir ediyor. Sağda solda dağınık duran şeyleri mutlaka düzenleme, yamuk  duran bir süs yada eşyayı düzeltme isteğinin önüne geçememek gibi..

OKB'nin hayatı olumsuz etkileyen en kötü tarafı ise; örneğin televizyon seyrediyorsunuz fakat o esnada beyninizde istemsizce oluşan takıntılı düşünceler sizi öyle kontrol altına alıyor ki bir süre sonra televizyona bakıyor olsanızda aslında seyretmediğinizi ve dinlemediğinizi farkediyorsunuz.

Aynı şekilde iş yerinde çalışırken o an elinizde bir iş olmasına karşın aklınızda engel olamadığınız takıntılı düşünceler başladığında ne yaptığınızın bile farkına varamıyor, bir süre sonra ben ne yapıyorum ya diye kendinize soruyorsunuz.

Bu konuda da benim en çok yaşadığım şey mesela mutfağa su içmeye gidiyorum lakin aklımda o an başka düşünceler olduğundan mutfağa gittiğimde oraya ne için gittiğimi bir an unutuyorum. Bir süre düşünsemde aklıma gelmiyor fakat odama geri döndüğümde farkediyorum su içmek için gitmiştim sonra tekrar gidip suyumu içiyorum. Aynı şeyler sadece su içmeye gittiğimde değil bazen markete gittiğimde ne alacağımı unutmak veya evde diğer odadan birşey almaya gittiğim bazı zamanlarda da oluyor.

Bu sıkıntıları yıllarca kendi kendime aşmaya çalışsamda malesef  kendim bir türlü yoluna koyamadım sonuç olarak da bu sıkıntı ile yaşamayı öğrendim. Her ne kadar hayatımın bir çok alanında beni zora sokuyor olsa da artık şikayet etmek yerine gülümseyerek karşılıyorum böylelikle bir nebze de olsa kendimi rahatlatabiliyorum.

Araştırmalarım sonucu kenevirden elde edilen CBD yağının psikolojik rahatsızlıklara karşı da faydalı olduğunu öğrendim ve kullanmayı düşünüyorum lakin tam olarak emin olamadığım için kullanıcı yorumlarını araştırıyorum ve psikolojik rahatsızlık sebebi ile kullanan kişiler ile konuşuyorum. Eğer gerçekten faydalı olduğuna emin olabilirsem kendim de alıp deneyeceğim ve eğer gerçekten faydasını görürsem aynı arayış içinde olan insanlara faydalı olabilmek adına sonuçları bloğumda paylaşacağım. " Kenevirden Elde Edilen Cannabidiol - CBD Yağının İnsan Sağlığına Faydaları " başlıklı makalede bu konuyu paylaştım.

OKB hastalığı olanlar; asla ümitsiz olmayın ve bu sıkıntıyı yenemiyorsanız bile onunla yaşamayı öğrenin. Onun hayatınızı zindan etmesine izin vermeyin ve her sıkıntı anında öfkelenmek yerine gülümsemeyi deneyin. Emin olun gerçekten faydasını göreceksiniz. 

Konuyla alakalı yorumlarınız varsa alt tarafta yorumlar kısmında paylaşırsanız sevinirim.